

http://www.rasiel.com/lutefisk/1024/Rope.jpg |
Bir İpin Hesabını Veremedi
Bir şehrin zengini ölmüş. Vasiyetinin yerine getirilmesi için tellallar sokaklara dökülmüşler.
"-Ey ahali!" diye bağırmışlar. "Biliyorsunuz Veli Efendi öldü. Bir vasiyeti var. Ahiret hayatına alışabilmesi için kendisine bir günlük yardımcı arıyor. Kim ki mezardaki ilk gecesini, kendisi ile beraber geçirirse, ertesi sabah mezardan çıkarılınca, Veli Efendinin servetinin yarısı kendisine verilecektir... Ey ahali. Duyduk duymadık demeyin."
Tellalların bütün çabasına rağmen kimse bu parlak fakat korkulu vasiyete kulak vermemiş. Ama sonunda birisi çıkmış ortaya tanımışlar kendisini. Şehrin en fakir sırt hamallarından birisi. Bakmış adamcağız ki, hayatta zaten sırtındaki küfesinden ve ipinden başka bir şeye sahip değil, o halde hiç değilse bir gece mezarda yatar ama, hamal olarak uzandığı yerden ertesi sabah hiç değilse itibarlı bir kişi olarak kalkar. Razı olmuş. Genişçe bir mezara, iyice kefenlenmiş zengini ve yanına hamalı yatırmışlar.
Az sonra melekler gelmiş.
"-İkisi de bize emanet" diye konuşmuşlar.
"-Zengin nasıl olsa kalacak, şu hamaldan başlayalım."
Sormuşlar:
"-Dünyada malın mülkün var mıydı?"
"-Alay etmeyin demiş. Sırtımdaki küfeden ve ipten başka hiçbir şeyim olmadığını, siz de bilirsiniz."
"-Peki diye eklemiş melekler, o ipi ne karşılığında aldın. Sonra küfeyi ne iş gördün de nasıl elde ettin?"
Anlatmış hamalcağız:
"-Beş kişinin malını 10 kuruşa taşıdım. İkisini yedim sekizini sakladım. Ertesi gün de aynı işleri yaptım. Yemedim, içmedim, ucuza taşıdım ve bunları aldım."
Melekler:
"-Olmadı" demişler. "Hasan Efendiden aldığın para, hak ettiğinden çok düşük. Biz ondan bunun hesabını soracağız. Mehmet Efendiyle de ucuza anlaşmış ve ucuza taşımışsın."
"-İyi ama" diye cevaplamış hamal, "Hak ettiğim parayı isteseydim bana taşıttırmazdı. Taşıttırmayınca da aç kalırdım..."
"-O bizim işimiz" demiş melekler, "Nasıl olsa buraya o da gelecek. Biz senin adına ona sorarız."
Meleklerden birisi demiş ki:
"-Söyle bakalım, aldığın paranın kaçını yedin, kaçını sakladın?"
"-On kuruş aldıysam, yarısın sakladım. İki kuruş aldıysam, bir kuruşunu biriktirdim."
Melekler yine:
"-Olmadı" demişler. "Hem ucuza taşımışsın. Yani sen bedenine zulmetmişsin. Bedenine zulmetmek de günahtır. Bilmez misin?"
hamalcağız ne cevap vereceğini düşünürken bir gürültü işitmişler. Meğer sabah olmuş. Açılan mezardan yukarıya bir bakmış ki, millet orada.
"-Kutlu olsun" demişler. "-Bu gece kimsenin yapamayacağını başardın ama, bak artık zengin oldun."
"-Yooooo" diye bağırmış hamal, "İstemem, sizin olsun... Ben bir iple küfenin hesabını sabaha kadar veremedim. Ya o kadar servetim olsaydı, ne yapardım?"
