http://216.26.190.16/galleries/outdoors/camp_fire_001.jpg


Gerçek Hükümdar

 

Hz. Ömer Medine'ye yakın bir yerde, bir ev gördü. Evden ağlama sesleri geliyordu. Yaklaştı. İçerde bir kadın ve onun çevresinde ağlaşan üç çocuk vardı. Kadın, ocaktaki tencereyi karıştırıyordu. Hz. Ömer içeri girdi. Kadına:

"Bu çocuklar niye ağlaşır?" diye sordu.

Kadın:

"Yoksulluk" dedi. "Onlara üç gündür bir lokma yiyecek veremedim. Şimdi de şu tencerede su kaynatıp onları oyalıyorum, kandırıyorum."

Hz. Ömer hemen şehre döndü. Sırtına, taşıyabileceği kadar yiyecek aldı, kadının yanına yollandı. Kölesi de gerisinden yürüyordu. Bir aralık:

"Bırak da ben taşıyayım" teklifinde bulundu.

"Hayır, kıyamet gününde kendi yükümü kendim taşıyacağım."

Kadının evine girdiler. Hz. Ömer, ateşi yaktı, yemek pişirdi. Çocukları doyurdu. Hz. Ömer ayrılacağı sırada kadın, ellerini açıp:

"Ey yabancı" dedi. "Allah her muradını versin. Medine'de Ömer derler bir hükümdar var. Oturduğu yerden insin o. Sen yaraşırsın o yere..."

 

Kaynak: Cemal Erten Dini Hikayeler, s. 43-44.