

http://www.bioport.cz/bkgd/images/02-shadow-selfportreit-01.jpg |
Gölge
Cüneyd Suavi
Yılın son günü yaşanırken, adamın da içi içine sığmıyordu. Her seferindeki gibi yılbaşını doya doya yaşayacak ve oğlu dindar olduğu için, sadece kızının çocuklarına hediye aldıktan sonra evine dönüp sabaha kadar televizyon seyredecekti. Geçen yıldan farklı olarak içki stokunu iki gün öncesinden tamamlamış ve iç cebindeki yassı şişeye daldırdığı küçük bir borucukla şimdiden demlenmeye koyulmuştu. Bilet gişesi önünde uzayıp giden kuyrukta da aynı işi yaparken, insanları çift görmeye başlayıp:
"Kafayı iyi bulduk" diye mırıldandı. "Ama çift görmekten ve çift sürmekten zarar gelmez insana."
Sıra kendisine yaklaştığında, birisinin omuzuna dokunduğunu hissetti. O tarafa dönüp gözünü birkaç kere kırpıştırdı. Fakat her nedense o kişiyi çf değil de gölge halinde görüyordu. İçkiyi fazla kaçırdığını düşünürken, gölge kendisine hitaben:
"Yıllar boyu aynı işi yaptınız" dedi, "Artık sizi buradan götürmeliyim."
Adam hafif diklenerek:
"Sıramı vermem arkadaş" dedi, "Piyango bileti alacağım, bana da çıkabilir. Hem de buugün yılın sonu değil mi?"
Gölge:
"Sıranın sizde olduğundan hiçbir şüphem yok" dedi, "Piyangonun size çıktığına da öyle. Ama bir noktada yanıldınız: Sizin için yılın sonu değil, yolun sonudur. Haydi buyrun gidelim."
Kaynak: Zafer Derg., Ocak 1996, sayı: 229, s. 17.
