
http://www.jmphoto.com/grscrnew/gsimages/Magic%20Carpet.jpg |
Halı
Cüneyd Suavi
Cuma namazındaydık. Sağ tarafımda yaşlı bir adam, onun sağında ise tek kişilik boş yer vardı. Yaşlı adam, farza kalkarken arkaya döndü ve boşluğun gerisinde duran 13-14 yaşlarındaki gence:
"Saf'ı doldur evlad," dedi. "Gel yanıma."
Çocuk, mahçup bir ifadeyle:
"Mümkünse burada kılmak istiyorum," diye kekeledi. "Oraya başkası geçebilir."
Yaşlı adam, çocuğun üzerinde bulunduğu uzun tüylü yeşil halıyı göstererek:
"Ne o?" dedi. "Yoksa orası daha yumuşak diye mi gelmiyorsun?". Öfkeyle devam etti:
"Anne kuzusu, ne olacak..."
Namaz bittiğinde, yaşlı adamın Cuma'sını tebrik ettim. Arkadaki genç de gelerek onun elini öptü. Adam, söylediklerine çoktan pişman olmuştu. Delikanlının nurlu yanaklarını okşarken:
"Sana 'anne kuzusu' dediğim için kusura bakma yavrum dedi. Bir anda ağzımdan kaçtı işte..."
Çocuğun gözleri dolu doluydu. Başını yere eğerken:
"Söylediklerinizde haklısınız efendim," dedi. "Üzerinde namaz kılmak için ısrar ettiğim halı, vefat ettiğinde annemin tabutuna örtülmüştü. Orada secdeye kapandığımda, sanki beni kucaklamış gibi oluyor da..."
Kaynak: Zafer Derg., Ekim 1994, sayı: 214, s. 15.
