
http://www.medienwerkstatt-online.de/products/gsmat1/grcs_large/Hahn.gif |
Horoz Çalan Adam
Bir gün, Hanefi mezhebinin kurucusu İmam-ı Azam'a bir adam gelerek şöyle bir istekle bulunmuştu:
"-Efendim. Benim bahçemdeki kümesten horozumu çaldılar. Çalan adamı bulmanı rica ediyorum."
İmam-ı Azam Hazretleri düşünceye daldı. Bu bir dini mesele değildi ki, ayet ve hadislere bakarak cevap versin.
"-Ben bu meselenin çaresini bilemem. Siz bunu Halife Mansur'un polislerine söyleyin. Bu isteğinizi onlar çözebilirler."
Fakat adam asla kabul etmiyor ve ille de:
"-Siz bunun çaresini polislerden daha iyi bilirsiniz. Benim horozumu çalan adamı bulacaksın" diye diretiyordu.
İmam-ı Azam Hazretleri çok uğraştı, fakat adam bir türlü iddiasından vazgeçmiyordu:
"-Siz öyle bir bilginsiniz ki, yalnız dini meseleleri değil, benim horozun hırsızını bile bulursunuz" diye ısrar ediyordu.
Adamın ısrarından vazgeçmeyeceğini anlayan İmam-ı Azam:
"-Öyleyse, öğle namazına geldiğinizde, şüphe ettiğiniz adamları da camiye çağır ve kendileriyle benim konuşmak istediğimi söyleyiver" der.
Adam gider ve şüphe ettiği ne kadar insan varsa hepsine de:
"-Bugün öğle namazına camiye gelin. İmam-ı Azam hazretleri sizi görmek istiyor." der.
Şüphelilerin hepsi de camiye geldiler. Namazdan sonra İmam-ı Azam minbere çıkar, cemaatin üzerinde gözlerini gezdirdikten sonra sert bir tavırla şöyle seslenir:
"-Komşusunun horozunu çalan adam! Çaldığın horozun tüyleri başına yapışmış olduğu halde camiye gelmekten utanmaz mısın?"
Bu sözün arkasından bir sessizlik başlar. Kimsede bir hareket yoktur. Fakat oturanlardan birinin eli, farkında olmadan başına gider ve başı üzerinde tüy olup olmadığını araştırmaya başlar.
Namazdan çıkınca adamı gizlice yanına çağıran İmam-ı Azam:
"Ya, komşunun horozunu ver, ya da bedelini ödeyerek helalleş olur mu?" der.
Adam, bunu inkara imkan kalmadığını anlayarak:
"-Olur efendim. Bir de beni başkalarının huzurunda rezil etmediğiniz için teşekkür ederim" diyerek ayrılır
