

http://www.motorsportshalloffame.com/halloffame/1993/Henry_Ford_main.htm
Bir Ahbabın, Bir Ahbaba Yardımı
Kuzey Carolina'da bir eyalet otoyolunun kenarına çekilmiş siyah bir limuzin, içinde büyük bir patron olduğu anlaşılan bir kişi ve dışarıda motor kaputu açılmış limuzinin motoruna bilinçsizce bakan, çaresizlikten yüzü kıpkırmızı olmuş, üniformalı, başı kasketli bir şoför.
Arkadan çok eski model A tipi Ford bir otomobille gelen çiftçi görünümlü bir adam otomobilinden iner, "Hayrola ahbap, halledemediğin bir şey mi var?" diyerek limuzine yaklaşır. Bakar ki bu, kendisininki gibi değil. Pek işin içinden çıkamayacağını anlayarak; "Benim Ford'la senin arabanı kasabaya kadar çekeyim. Biliyorsun ya, Ford gibisi yoktur. Zaten kasaba bir sigara içimlik yerde", der. Adamın bir sigara içimlik dediği yer 15-20 km uzaklıktadır.
Limuzini kasabanın tamircisinin önüne çeker. "Haydi ahbap, bana izin verin, gidip şu mektupları dağıtayım" der. Adam hem çiftçilikle uğraşmakta, hem de kasabanın posta idaresinde çiftliklere mektup dağıtarak ek kazanç sağlamaktadır.
Limuzindeki şoför otomobilden iner ve patronunun verdiği çeki adama uzatır. Fakat adam çeke bakmadan eliyle iter ve; "Şu üç günlük dünyada bir ahbap, bir ahbaba yardım etmezse bu dünyanın hali nice olur?" deyip oradan uzaklaşır. Limuzindeki patron hafifçe kızarır; fakat sesini çıkartmaz.
Aradan bir süre geçer; çiftçi bir gün evine döndüğünde yolun kenarına park edilmiş son model bir otomobil görür ve kimin geldiğini görmek için otomobile yaklaşır. Otomobil boştur, yalnız direksiyona iliştirilmiş, üzerinde kendi adı yazılı bir kart bulunmaktadır. "Ahbap, duydum ki araban tamir edilemeyecek durumdaymış. Bu arabayı sana armağan olarak yolladım. Şu üç günlük dünyada bir ahbap, bir ahbaba yardım etmezse bu dünyanın hali nice olur?"
Bu sözlerin altında şu imza vardır: Henry Ford
Kaynak: Kadri Ramazanoğlu, Bütün Dünya Dergi., Ağustos 1999, s. 145.
