http://www.baumpaten.de/bilder/dinter.jpg

 

Dert Ağacı

Eski çiftlik evini onarmak için tuttuğum marangoz, işteki ilk gününü güçlükle bitirmişti. Arabasının patlayan lastiği onun işe bir saat geç gelmesine neden olmuş, elektrikli testeresi bozulmuş ve şimdi de eski püskü arabasının motoru çalışmıyordu.

Onu evine götürürken yanımda taş gibi oturuyordu. Evine vardığımızda beni, ailesiyle tanışmam için içeri davet etti. Eve doğru yürürken küçük bir ağacın önünde kısa bir süre durdu, dalların uçlarına her iki eliyle dokundu. Kapı açıldığında adam şaşırtıcı bir biçimde değişti. Yanık yüzü gülümsemeyle kaplandı, iki küçük çocuğunu kucakladı ve eşine kocaman bir öpücük verdi.

Daha sonra beni arabaya yolcu etmeye gelirken, ağacın yanında durdum ve ona eve giderken ağacın dallarına niye dokunduğunu sordum.

"O, benim dert ağacım" dedi. "Elimde olmadan işimde kimi sorunlar çıkıyor; ama o sorunlar eşim ve çocuklarımın değil. Bunun için iş sorunlarımı her akşam eve girerken o ağaca asıyorum. Sabahları yeniden onları oradan alıyorum. Ama gülünç olan ne biliyor musunuz? Ertesi sabah onları almaya gittiğimde, astığım kadar çok olmadıklarını görüyorum."

 

Kaynak: Bütün Dünya Derg., çev.: Doğugül Kan, Mart 2002, s. 118.