http://freepages.military.rootsweb.com/~worldwarone/WWI/MilitaryCamps/CampZacharyTaylor/Soldiers%20at%20Attention.jpg

Asker ve Sigortacı Hikayesi

Sigortacının biri orduya gider. Askerler içtimadadır.
Başlar anlatmaya:
-"Ben size sigorta satmaya geldim. Sigorta olmayanlar savaşa gittiğinde beynine bir kurşun yerse, ailesi hiç para alamaz; sigortalı olanların ailesine ise, devlet yüklü bir para öder.

Şimdi kimler sigorta yaptırmak istiyor?"
Kimseden ses çıkmaz.
İki kez daha anlatır ama yine ses çıkmaz.
Sigortacı gitmek üzereyken kıdemli bir başçavuş gelir ve:

-"Bir de ben anlatayım, ben bunların dilini konuşurum" der ve askerlere seslenir:

-"Beyler, şimdi sigorta olup da beynine kurşun yiyenlere devletin ne kadar para ödeyeceğini duydunuz mu?"

- "Duyduk" der herkes.
- "Şimdi siz hesap edin. Bundan sonra ilk çıkacak savaşta devlet, savaşa sigorta olanları mı, sigortasız olanları mı sürer?"

 


Lenin, hapiste yazdıklarını kimsenin anlamaması için mürekkep yerine süt kullanmıştı.
Sıcak suya batırılınca harfler meydana çıkar ve okunabilirdi. Kendi adamlarına da aynı usulü kullanmalarını söylemişti.
Onlardan bir mektup gelince gardiyandan çay ister, gardiyan yanından uzaklaşır uzaklaşmaz, kağıdı sıcak çaya batırır ve mektubu okurdu
(Dale Carnegie, Ünlü Adamların Bilinmeyen Yönleri, s. 69).