Kuran’la Çelişen Tehlikeli Sözler

Kur’an’la Çelişen Tehlikeli Sözler. 

“Bizim hocamıza/şeyhimize bağlanırsanız o sırat köprüsünün başına geçecek. Onunla beraber olanları kurtaracak, geri kalanlar cehenneme yuvarlanacak!”O gün, kimsenin kimse için bir şey yapamayacağı bir gündür. O gün, buyruk yalnız Allah’ındır!” (Kur’an, İnfitar [82] 19).
“Ben müritlerimin ruhlarını bir kibrit kutusuna alıp sırat köprüsünden geçireceğim.”De ki: Ben rasullerin ilki değilim. Size ve bana ne yapılacağını da bilmem…” (Kur’an, Ahkaf [46] 9).
Bir tarikat şeyhi vefat etmiş, yanına iki huri gelip ‘emrine amadeyiz’ demiş. Ama o şeyh demiş ki: “Rabbimle sözleşmem var, bütün müritlerimi mahşerde elimle cennete yerleştirip şefaat etmedikçe hiçbir cennet nimetinden faydalanmayacağım!”Hiç kimsenin başkasına fayda veremeyeceği, şefaatin kabul edilmeyeceği, fidye alınmayacağı ve yardım yapılmayacağı bir günden sakınınız.” (Kur’an, Bakara [2] 48 ve 123).
“Benim şeyhim, Azrail’i geri gönderdi!”“(Melekler) … kendilerine emredilen her şeyi yaparlar!” (Kur’an, Nahl [16] 50).
Emrolundukları ne varsa aynen onu yaparlar!” (Kur’an, Tahrim [66] 6).
“Melekler her işlerini Allah’ın emri doğrultusunda yaparlar!” (Enbiya [21] 27).
“Mahşere topluca gittiğimiz için sorgu meleklerinin sorduğu soruları şeyhimiz/hocamız cevaplayacağı için hepimiz kurtulacağız!”
“Kıyamet günü onların her biri Allah’ın huzuruna tek başına çıkacaktır.” (Kur’an, Meryem [19] 95; En‘am [6] 94).
“Bu şeyh efendi ahirette Allah’ın yanında bizim avukatlığımızı yapacak.”“… De ki “Siz Allah’a, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?…” (Kur’an, Yunus [10] 18).
“Bu kadar dinsiz, kâfir var. Onlardan bize yer kalmaz. Biz de cennete gideriz.”“O gün cehenneme ‘doldun mu?’ deriz. O da, ‘daha var mı?’ der” (Kur’an, Kaf [50] 30).
“Bizim şeyh her gece müritlerinin yatak odalarını dolaşıp onları kontrol ediyor???!!!.”‘‘…Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, idaresi ve yönetimi O’nun elinde olmasın…’’ (Kur’an, Hud [11] 56).
“Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın.” (Kur’an, Hucurat [49] 12).
“Mürşidin suretini düşünmek, Allah’ı zikirden daha evladır (iyidir). Zira yolun başında olan birisinin Allah’a yakınlığı tam değildir!”“Andolsun insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.” (Kur’an, Kaf [50] 16).
“…Allah’ı anmak en büyük ibadettir.” (Kur’an, Ankebut [29] 45).
“…Kalpler ancak Allah’ı zikretmekle huzur bulur.” (Kur’an, Rad [13] 28).
“Şeyhin alnı mir’at-ı ilahidir (Allah’ın aynasıdır). Oraya baktın mı Allah’ı görürsün. Allah orada tecelli eder (belirir).”“(Musa) “Rabbim! Bana kendini göster, seni göreyim!” Allah, “Beni asla göremezsin; ama şu dağa bak! Eğer o yerinde durabilirse, sen de beni göreceksin” dedi. Rabbinin kudreti dağa tecelli edince, onu paramparça etti…” (Kur’an, Araf [7] 143).
“Şeyhin yüzüne bakınca Allah’ı görürsünüz.”“O’nun benzeri hiçbir varlık yoktur.” (Kur’an, Şûra [42] 11).
“Evliyanın huzurunda bir an durmak, 150 senelik ihlas dolu ibadetten efdaldir (faziletlidir).”“De ki: “Ben sadece sizin gibi bir insanım. Ancak şu farkla ki bana ‘sizin ilahınız tek İlahtır’ diye vahyediliyor…” (Kur’an, Kehf [18] 110).
“Bir Mürid şeyhininin huzurunda, Allah’tan daha fazla teslimiyet göstermelidir!”
“Rabbi ona: ‘Teslim ol’ dediğinde (o:) ‘Alemlerin Rabbine teslim oldum’ demişti.” (Kur’an, Bakara [2] 131).
“Allah’ın nuru barajdan çıkan elektrik gibidir. Ona aracısız direkt bağlanırsan yanarsın. Onun için araya trafo sayılabilen birilerini koyman gerekir. Allah’a direkt bağlanan şeytana bağlanır.”
 
“Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne fısıldadığını biliriz, çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.” (Kur’an, Kaf [50] 16).
“İnsanların yemesi, içmesi, oturması, kalkması, ölmesi, dirilmesi, evlenmesi, boşanması, kaderi, kazası en büyük velinin tasarrufu altındadır. O dilemedikçe dünyada hiçbir olay meydana gelmez!”“Allah her şeyin Yaratıcısıdır. O, her şeyi kontrol eder.” (Kur’an, Zümer [39] 62). 
“Ölülerin, dirilerin, cinlerin velileri haftada bir kere dünyanın bir yerinde toplanarak bütün insanların tüm meselelerini orada çözüyorlar. Allah artık hiç karışmıyor, tüm görevi bunlara vermiştir. Kâinatta onlar iş yapıyorlar.”
“Göklerde ve yerde bulunan her varlık O’na muhtaçtır; her an O, hayata ve varlığa dair her işe müdahildir.” (Kur’an, Rahman [55] 29).
“Peygamberimiz hayattadır. Ümmetin bütün ibadetleri önce ona arz olunuyor. Kim kaç tane salavat getirmişse ona listesi veriliyor.”
 
“Allah, rasulleri bir araya getirip de, “Size ne cevap verildi?” dediği gün, “Bizim hiçbir bilgimiz yok; gizlilikleri hakkı ile bilen ancak sensin” diyeceklerdir..” (Kur’an, Maide [5] 109).
“Mürşidi (doğru yolu göstereni, kılavuzu) olmayanın mürşidi şeytandır!”“Kullarım sana beni sorarlarsa, ben onlara yakınım. Beni yardıma çağıranın çağrısına cevap veririm. Bana güvensinler ve iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olursunuz!” (Kur’an, Bakara [2] 186).
“Haklı dahi görünse, müridin üstadına itirazı haramdır!”“Hani İbrahim, “Ey Rabbim! Ölüye nasıl hayat verdiğini bana göster!” demişti. O da, “Yoksa inanmıyor musun?” diye sormuştu. İbrahim, “Evet, inanıyorum ama kalbim tatmin olsun” dedi…” (Kur’an, Bakara [2] 260).
“Mürit, şeyhin terbiyesinde ölü yıkayanın elindeki ölü gibi olmalıdır ki şeyh, müride istediği gibi hareket edebilsin!”“Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikâyette bulunan kadının sözlerini işitmiştir…” (Kur’an, Mücadile [58] 1).
“Hocamız bizden tövbe alıyor.”“Ey iman edenler! Gönülden gelen bir tövbe ile Allah’a yöneliniz…” (Kur’an, Tahrim [66] 8).
“Din akıl işi değildir!”“Eğer söz dinleseydik, yahut aklımızı kullansaydık, şimdi kavurucu ateşe müstahak olanlar arasında bulunmazdık.” (Kur’an, Mülk [16] 10).
“O aklını kullanmayanları pisliğe mahkum eder!” (Kur’an, Yunus [10] 100).
“Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?” (Kur’an, Enbiya [21] 10).

De ki: “Allah hakkında yalan uyduranlar asla kurtuluşa ulaşamazlar.” (Kur’an, Yunus [10] 69).

Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başka günahları, dilediği kimse için bağışlar…” (Kur’an,Nisa[4] 48ve116).

Kendi uydurduğu yalanları Allah’a isnat eden veya ona gelen hakikati yalanlayandan daha zalim kim olabilir?…” (Kur’an, Ankebut[29] 68).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir