Tıp Duayı Yardıma Çağırıyor

Dua Yorum Yok »

Ali Çimen – Hakan Yılmaz

Amerikalı ünlü şarkıcı Aretha Franklin 60′lı yıllarda ‘I say a little prayer for you’ (Senin için küçük bir dua ediyorum) isimli şarkısını söylediğinde, kalpten dile getirdiği bu cümlenin, kısa bir süre sonra tıp dünyasında ter akıtan bilim adamlarına ilham vereceğini bilemezdi elbette. Yazının tamamını okuyun »

Stres ve İnanç

Dua Yorum Yok »

Prof.Dr. Nevzat Tarhan
(Psikyatri)

Amerika Birleşik Devletlerinin Pensilvanya Eyaletinin Roseto isimli kasabasında 1960 yılındayız. İtalyan asıllı Katolik Amerikalıların oturduğu bu kasabanın özelliği kroner kalp hastalıklarının ABD geneline göre düşük olması. ABD’de kalp krizinden ölüm oranı 1000 kişide 3,5 olmasına karşılık bu bölgede 1000 kişide sadece 1 olarak bulunmaktadır.

Roseto’da ülser başta olmak üzere bir çok hastalık da, ülke ortalamasının altındadır. Bunun nedenini araştırmak için geniş bir alan çalışması yapılıyor. Beslenme alışkanlıklarından yaşam tarzına kadar pek çok değişken araştırılıyor. Ülke geneline göre tesbit edilen farklılıklar şunlar: Cadillac arabalar ve lükse düşkünlük, tüketim çılgınlığı daha az. Hızlı yaşantı tarzı benimsenmemiş. Muhafazakârlığa ve geleneklere önem veriliyor. Aile destekleri çok güçlü, yaşlılar aile içerisinde çok büyük saygı ve sevgi görüyorlar. Yazının tamamını okuyun »

Duanın Sırları

Dua Yorum Yok »

Prof.Dr. Sefa Saygılı
(Ruh Hastalıkları Uzmanı)

Dua Nedir?
Dua, insanın Allah’a aczini itiraf etmesidir. Yüce Yaratıcı’yı insanın ihtiyacını karşılayacak Kadir-i mutlak olarak kabul edip kendisini işittiğine inandığını ve güvendiğini bildirmesidir.

Dua, bir talep ve yöneliştir. Bilinmek ve işitilmek talebidir. Allah’a ümit ve güvenle yöneliştir. Dua eden insan hem kendi faniliğini itiraf etmekte hem de hayatın bir manası olduğuna inandığını göstermektedir. Bu yüzden duanın samimi bir inanç ve saf niyetle yapılması önem taşır. Yazının tamamını okuyun »

Dua ve Cevap

Dua Yorum Yok »

Ümit Şimşek

Umit SimsekYıllar önceydi. Gece yarısına yakın bir vakitte eve döndüğümde, o zaman iki yaşlarında olan kızımı, “Yoot, yoot” diye evde dolanıp dururken buldum. Yoğurt istiyordu, ama anlaşılan, evde kalmamıştı. Gerçi arayacak olduktan sonra açık bir dükkân bulmak çok zor değildi, fakat gecenin o saatinde kim uğraşacak? Nihayet küçük bir çocuğun önemsiz bir arzusu; az sonra yatar uyur, sabah kalktığında da unutur…

Çok geçmeden kapının zili çaldı. Açtığımızda, amcası bir naylon torba dolusu yoğurtla karşımızda duruyordu. İşyerinde biriken yoğurtları toplamış, eve dönerken bize uğrayıp bırakacak olmuş. Halbuki daha önce böyle bir şey yapmazdı, o günden sonra da yapmadı. Sadece o gece, o saatte bize yoğurt getirdi. Yazının tamamını okuyun »

Powered by WordPress Wordpress Temaları
Dreamplace teması hayalet tarafından Türkçe'ye çevrilmiştir.